
BEN KİMİM
MERHABA BEN SİNEM
Kendimi bildim bileli yemekle iç içeyim.
Ama benim için yemek hiçbir zaman sadece karın doyurmak ya da bir tarifi uygulayıp bitirmek olmadı. Her yemeğin, her tarifin görünmeyen bir yönü, bir anlamı ve mutlaka bir geçmişi olduğuna inandım.
Taste and Roots bu düşünceden doğdu.
Bu projeyi, yemeğe ve tariflere farklı bir açıdan bakmak isteyen; yalnızca “nasıl yapılır”ı değil, neden böyle yapıldığını da öğrenmek isteyen herkes için başlattım. Burada kültürlerin gelmiş geçmiş yemeklerini, geldikleri bölgeleri ele alarak; kullanılan malzemelerin, pişirme yöntemlerinin ve tatların arkasındaki sebepleri anlatmaya çalışıyorum.
İyi yemek yiyebilmek benim için çok önemli. Sebebi bilinmeden, denenmeden, yalnızca öylesine yapılan yemeklerin bir anlamı olduğuna inanmıyorum. Her tarifin köklerinden aldığı bir hikâyesi ve onu ortaya koyan kişinin yemeğe kattığı bir ruhu olduğuna inanıyorum.
Beni bu alanda ayıran şey, yemeği hissederek yemek ve yerken düşünmek. Bir yemeğin altında ne yattığını öğrenme heyecanı benim için en güçlü motivasyon. Çünkü bana göre bir yemek gerçekten iyiyse, arkasında mutlaka büyük bir emek, zaman ve sabır vardır.
Çocukluğumdan beri yemek yapmayı sevdim. Özellikle aşamalı, detaylı ve sabır isteyen tarifler beni her zaman cezbetti. Bugün Taste and Roots’ta yaptığım şey de tam olarak bu: Yemeğe yüzeyden bakmak yerine, köklerine inmek ve o yolculuğu paylaşmak.
Taste and Roots, yemeği yalnızca tarif olarak değil; kökeni, hikâyesi ve taşıdığı emekle birlikte anlamaya çalışan bir alan.
Burada amaç, hızlıca tüketmek değil; durup düşünmek, tatların nereden geldiğini görmek ve yemeğin ardındaki kültürü hissetmek.
Eğer sen de yemeğe sadece “ne yediğin” olarak değil, neden ve nasıl ortaya çıktığıyla bakmak istiyorsan, bu yolculukta birlikteyiz.
